Kurucudan Mesajı

GERİ

Kurucudan Mesajı

Kurucudan Mesajı
13 Ekim 2026, 14:10

BİR HAYATIN İÇİNDEN DOĞAN EĞİTİM HİKÂYESİ

Bazı okullar bir projeyle kurulur.
Bazıları bir ihtiyaçtan doğar.
Bizim hikâyemiz ise bir hayatın içinden süzülerek oluştu.

Bu yolculuk, bir köy okulunda başladı. Birleştirilmiş sınıflarda, doğayla iç içe, imkânların sınırlı ama hayallerin geniş olduğu bir çocuklukta… Toprağa dokunarak, çalışarak, üreterek büyüdüğüm o yıllar; bugün bu okulun temelini oluşturan anlayışın ilk adımlarıydı.

Hayat beni zamanla şehre taşıdı. Okul, yurt, çalışma hayatı… Yazları emek vererek, kışları okuyarak geçen yıllar; bana disiplinin, mücadelenin ve sabrın değerini öğretti. Köy ile şehir arasında gidip gelen bu yaşam, eğitimin sadece sınıf içinde değil, hayatın her anında gerçekleştiğini gösterdi.

Üniversite yıllarımda bir öğretmenimden aldığım ilham, beni eğitime daha da yaklaştırdı. Mezuniyetin ardından yokluklarla başlayan dershane süreci; azimle, emekle ve inançla büyüdü. Zor zamanlar oldu, dönüşümler yaşandı, vazgeçmeyi düşündüğüm anlar elbette vardı. Ama eğitimin dönüştürücü gücüne olan inancım hiç değişmedi.

Bu okulu kurarken çıkış noktam çok netti: Çocuklarımızın yalnızca sınıf içinde değil, hayatın içinde öğrenmeleri gerekiyordu.

2018 yılında geçtiğimiz bu doğa temelli kampüs, işte tüm bu birikimin somut hâlidir. 20 dönümlük bu alanda çocuklarımız; doğayı tanıyor, toprağa dokunuyor, üretiyor ve öğreniyor. Permakültür çalışmaları, okul bostanı, ata tohumları, hasat süreçleri; çocukların yalnızca izlediği değil, aktif olarak yer aldığı deneyimlere dönüşüyor.

Doğayla iç içe büyüyen, toprağa dokunan, yağmuru hisseden, rüzgârla yürüyen bir çocuğun hayata bakışı farklı olur. Çünkü doğa, sabrı öğretir; zorluklarla mücadeleyi öğretir; vazgeçmemeyi öğretir. Çocukluk yıllarında karşılaştığı küçük zorlukların üstesinden gelmeyi öğrenen bireyler, yetişkinliklerinde hem iş hayatında hem de özel yaşamlarında daha güçlü ve daha başarılı olabiliyorlar.

Biz bu okulda öğrenmeyi; yaparak, yaşayarak ve hissederek ele alıyoruz. Bu nedenle okulumuzda öğrenme; sadece defter ve kitapla sınırlı değildir. Yaparak, yaşayarak ve deneyimleyerek öğrenme temel yaklaşımımızdır. Ders programlarımızı, çocuklarımızın mümkün olduğunca açık havada, doğayla temas hâlinde öğrenmelerine imkân tanıyacak şekilde planlıyoruz.

Geleceğin eğitiminde yalnızca akademik bilginin yeterli olmadığını biliyoruz. Değer eğitimi ve yetenek eğitimi, çocuklarımızın kimliklerini inşa eden en önemli unsurlardır. Akademik programlarımızı sürdürürken; sosyal, sportif ve sanatsal kulüplerle her çocuğun kendi yeteneğini keşfetmesine alan açıyoruz. Bu yüzden sosyal, sportif ve sanatsal kulüplerimizi eğitimin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor; her çocuğun kendi ilgi alanını keşfedebileceği alanlar oluşturmaya özen gösteriyoruz.

Sporla, müzikle, sanatla ve doğayla büyüyen çocukların hayata daha sağlam tutunduğuna inanıyoruz.

Yabancı dili bir ders değil, bir yaşam becerisi olarak görüyoruz. Bu nedenle anaokulundan itibaren yoğun ve nitelikli bir yabancı dil eğitimi sunuyor; çocuklarımızın dili hayatın içinde kullanabilecekleri ortamlar oluşturmaya çalışıyoruz.

Sağlıklı beslenme, bu okulun kültürünün bir parçasıdır. Sofralarımızda mümkün olduğunca kendi ürettiğimiz ürünlere yer verirken; çocuklara doğadan gelenin kıymetini öğretmeyi önemsiyoruz.

Bizim için başarı; sadece sınav sonuçlarıyla ölçülmez. Kendini tanıyan, sorumluluk alabilen, ekip içinde çalışabilen, doğaya ve insana saygılı bireyler yetiştirmek en büyük hedefimizdir.

Bu okulu, çocuklarımızın güçlü bir karakterle hayata hazırlanacakları bir eğitim ortamı olarak tasarladım. Bugün burada oluşturduğumuz eğitim ortamı; çocukların sadece bilgiyle değil, karakterle, özgüvenle ve hayatla baş edebilme becerisiyle büyümeleri için var.

Bu okulun hikâyesi; hızlı büyümenin değil, sağlam kök salmanın hikâyesidir.
Gösterişin değil, emeğin…
Ezberin değil, deneyimin…

Bu yolculukta bize güvenen tüm velilerimize içtenlikle teşekkür ediyorum.

Bu hikâye hâlâ yazılıyor.
Ve her gün, çocuklarımızla birlikte yeniden anlam kazanıyor.

 

Sevgi ve saygılarımla,

NEBİ TAŞÇI